Karşılaşabileceğiniz birçok değişik durumda faydalı olabilecek, yaygın olarak kullanılan diğer İngilizce tabirler.
| OK | tamam |
| of course | tabii |
| of course not | tabii ki de hayır |
| that's fine | olur |
| that's right | doğru |
| sure | elbette |
| certainly | tabii ki |
| definitely | kesinlikle |
| absolutely | tamamiyle |
| as soon as possible | mümkün olan en kısa zamanda |
| that's enough | bu kadar yeter |
| it doesn't matter | önemli değil |
| it's not important | önemli değil |
| it's not serious | ciddi bir şey değil |
| it's not worth it | değmez |
| I'm in a hurry | acelem var |
| I've got to go | gitmem gerek |
| I'm going out | ben dışarı çıkıyorum |
| sleep well | iyi uykular |
| same to you! | sana da! [gayri resmi] |
| me too | bence de |
| not bad | fena değil |
| I like … | … severim |
| him | onu (erkek için) |
| her | onu (bayan için) |
| it | bunu |
| I don't like … | … sevmem |
| him | onu (erkek için) |
| her | onu (bayan için) |
| it | bunu |
Teşekkür ve özür
| thanks for your … | … için teşekkür ederim |
| help | yardımınız |
| hospitality | misafir perverliğiniz |
| elektronik posta | |
| thanks for everything | herşey için teşekkürler |
| I'm sorry | özür dilerim |
| I'm really sorry | gerçekten çok özür dilerim |
| sorry I'm late | geç kaldığım için özür dilerim |
| sorry to keep you waiting | beklettiğim için özür dilerim |
| sorry for the delay | geçikmeden dolayı özür dilerim |
Ünlem
| look! | bak! |
| great! | mükemmel! |
| come on! | hadi! |
| only joking! veya just kidding! | sadece şaka yapıyorum! |
| bless you! | çok yaşa! (biri hapşırınca) |
| that's funny! | çok komik! |
| that's life! | hayat işte! |
| damn it! | kahretsin! |
Talimatlar
| come in! | girin! |
| please sit down | lütfen oturun |
| could I have your attention, please? | bir dakikanızı rica edebilir miyim? |
| let's go! | hadi gidelim! |
| hurry up! | çabuk ol! |
| get a move on! | acele et! |
| calm down | sakin ol |
| steady on! | yavaş ol! |
| hang on a second | bir saniye |
| hang on a minute | bir dakika |
| one moment, please | bir dakika lütfen |
| just a minute | bir dakika bekler misiniz |
| take your time | acele etmeyin |
| please be quiet | lütfen sessiz olun |
| shut up! | sus! |
| stop it! | kes artık! |
| don't worry | endişelenme |
| don't forget | unutma |
| help yourself | buyrun |
| go ahead | tamam yap |
| let me know! | bana haber verin! |
Kapıdan geçerken birine öncelik vermek isterseniz, şu ifadeleri kullanmak nezaket işaretidir:
| after you! | önce siz! |
Yer ile ilgili kelimeler
| here | burada, buraya |
| there | orada, oraya |
| everywhere | her yere, her yerde |
| nowhere | hiçbir yerde, hiçbir yere |
| somewhere | bir yerde |
| İngilizce ifade kılavuzu | |
|---|---|
| Sayfa 2/61 | |
|
➔
Temel tabirler |
Acil durumlar
➔ |
Yaygın olarak sorulan sorular
| where are you? | neredesin?, neredesiniz? |
| what's this? | bu nedir? |
| what's that? | o nedir? |
| is anything wrong? | bir sorun mu var? |
| what's the matter? | sorun nedir? |
| is everything OK? | herşey yolunda mı? |
| have you got a minute? | bir dakikanızı alabilir miyim? |
| have you got a pen I could borrow? | ödünç alabileceğim bir kaleminiz var mı? |
| really? | gerçekten mi? |
| are you sure? | emin misiniz? |
| why? | neden? |
| why not? | neden olmasın? |
| what's going on? | ne oluyor? |
| what's happening? | neler oluyor? |
| what happened? | ne oldu? |
| what? | ne?, neyi? |
| where? | nerede?, nereye?, neresi? |
| when? | ne zaman? |
| who? | kim? |
| how? | nasıl? |
| how many? | ne kadar?, kaç tane? |
| how much? | Ne kadar? |
Tebrik ve üzüntü bildirme
| congratulations! | tebrikler! |
| well done! | aferin! |
| good luck! | iyi şanslar! |
| bad luck! | talihsizlik! |
| never mind! | sağlık olsun! |
| what a pity! veya what a shame! | ne yazık! |
| happy birthday! | doğum günün kutlu olsun! |
| happy New Year! | yeni yılınız kutlu olsun! |
| happy Easter! | Paskalyanız kutlu olsun! |
| happy Christmas! veya merry Christmas! | mutlu Noeller! |
| happy Valentine's Day! | Sevgililer Gününüz kutlu olsun! |
| glad to hear it | duyduğuma sevindim |
| sorry to hear that | duyduğuma üzüldüm |
Duygu ve ihtiyaçları belirtme
| I'm tired | yorgunum |
| I'm exhausted | çok yoruldum |
| I'm hungry | açım |
| I'm thirsty | susadım |
| I'm bored | sıkıldım |
| I'm worried | endişeliyim |
| I'm looking forward to it | sabırsızlıkla bekliyorum |
| I'm in a good mood | kendimi çok iyi hissediyorum |
| I'm in a bad mood | kendimi çok kötü hissediyorum |
| I can't be bothered | hiç canım istemiyor |
Birini karşılarken veya uğurlarken kullanılan diğer ifadeler
| welcome! | hoşgeldiniz! |
| welcome to … | …'ye hoşgeldiniz |
| England | İngiltere |
| long time, no see! | uzun zaman oldu! |
| all the best! | iyi şanslar! |
| see you tomorrow! | yarın görüşürüz! |
Kişisel fikir bildirme ve görüş sorma
| what do you think? | ... ne düşünüyorsun? |
| I think that ... | bence ... |
| I hope that ... | umarım ... |
| I'm afraid that ... | korkarım ... |
| in my opinion, ... | benim düşünceme göre, ... |
| I agree | katılıyorum |
| I disagree veya I don't agree | katılmıyorum |
| that's true | doğru |
| that's not true | doğru değil |
| I think so | sanırım |
| I don't think so | sanmıyorum |
| I hope so | umarım |
| I hope not | umarım değildir. |
| you're right | haklısınız |
| you're wrong | doğru düşünmüyorsunuz |
| I don't mind | fark etmez |
| it's up to you | size kalmış |
| that depends | duruma göre değişir |
| that's interesting | ilginç |
| that's funny, ... | ne tuhaf, … |

